İzlenebilirlik (tedarik zinciri şeffaflığı)
Bir hammaddenin kaynağından (maden, çiftlik, orman, rafineri) son kullanıcıya kadar her aşamada kim tarafından, nerede ve hangi partiden işlendiğinin belgelenebilmesidir. AB Ormansızlaşma Tüzüğü (EUDR), Tedarik Zinciri Durum Tespiti Direktifi (CSDDD), çatışma minerallerine ilişkin OECD rehberi ve geri dönüştürülmüş içerik beyanları (ör. ISCC, GRS) nedeniyle hammadde ticaretinde giderek zorunlu hâle gelmektedir. Coğrafi koordinatlar, kütle denkliği (mass balance) ve dijital ürün pasaportu bu alandaki temel kavramlardır.
İlgili terimler
Parti / lot numarası
Aynı koşullarda, aynı hammaddelerle ve aynı zaman aralığında üretilmiş ürün miktarını tanımlayan benzersiz koddur. Ambalajlarda, COA’da ve çeki listesinde yer alır; şikâyet veya geri çağırma durumunda hangi ürünlerin etkilendiğini bulmayı sağlar. Kimya, ilaç, gıda ve yem sektörlerinde lot bazlı izlenebilirlik yasal zorunluluktur; plastik ve metallerde de kalite tutarlılığı için tek lottan sevkiyat (single lot) istenebilir.
ISO 9001 kalite yönetim sistemi ve diğer ISO sertifikaları
ISO 9001, bir firmanın süreçlerini tanımlayıp kontrol altında tuttuğunu ve sürekli iyileştirdiğini gösteren, akredite belgelendirme kuruluşlarınca denetlenen uluslararası kalite yönetim standardıdır; ürünün kendisini değil sistemi belgeler. Hammadde tedarikinde sık istenen diğer belgeler: ISO 14001 (çevre), ISO 45001 (iş sağlığı ve güvenliği), ISO 50001 (enerji), ISO 22000/FSSC 22000 (gıda güvenliği), IATF 16949 (otomotiv) ve ISO/IEC 17025 (laboratuvar yeterliliği). Sertifikanın geçerliliği belgelendirme kuruluşunun veya IAF CertSearch’ün veritabanından doğrulanmalıdır.
AB Ormansızlaşma Tüzüğü (EUDR)
Soya, palm yağı, kakao, kahve, sığır, kauçuk ve odun ile bunlardan üretilen ürünlerin (deri, çikolata, mobilya, kâğıt, lastik vb.) AB pazarına girebilmesi için 31 Aralık 2020’den sonra ormansızlaştırılmış arazide üretilmediğinin ve üretim ülkesi mevzuatına uygun olduğunun kanıtlanmasını şart koşan düzenlemedir (2023/1115). İthalatçı veya ihracatçı, üretim parselinin coğrafi koordinatlarını içeren bir durum tespiti (due diligence) beyanı sunar; ülkeler düşük, standart ve yüksek riskli olarak sınıflandırılır. Bu ürünleri AB’ye satan tedarikçiler için parsel düzeyinde izlenebilirlik artık ticari ön koşuldur.